Üç Okul

Üç Okul

Emekliliğimden bu yana görev yaptığım okullara çok az gittim.Bazılarına hiç gitmemiştim.KEY ödemelerimde meydana gelen aksaklıklar nedeniyle son olarak görev yaptığım üç okula ziyaret ettim.

Önce  İl Milli Eğitim Müdürlüğüne,onbir yıldır hiç gitmemiştim.Özlük bölümüne gittim ,içeri girince hiç bir ses soluk yok sanki herkesin önünde bilgisayar sanki herkes onunla konuşuyor.Bir memura yaklaşarak hizmet cetvelimin çıkarılmasını istedim.Yanında ki arkadaşına işaret etti, ona gittim kimlik bilgilerimi vererek beklemeye başladım.Bu arada çalışanlara şöyle bir göz attım.Hiçbirinde mutlu yüz ifadesi göremedim,hele şef konumunda olan kişi asmış yüzünü  elindeki

 

 evrağı aralayarak çalışanlarına kontrol ediyor.Bana o kadar soğuk geldi ki üşüdüm bir an önce oradan kaçmak istedim.Evrağım hazırlanmıştı şef kontrol edip imzaladı,bir alt katta müdür yardımcısına imzalat ,sonra bir alt katta da mühürletmemi istedi.Alt katta görevli yerinde yoktu yerine bir kat yukarıda ki müdür yardımcısına imzalatmamı söylediler o da yerinde yoktu,bekle dediler bekledim.Neyse basit bir evrağı tam bir saatte hazırlattım ve kurumdan ayrıldım.Ama artık eski çamların bardak olduğu özdeyişini anımsadım.Bizim zamanımızda kuruma gelen bir öğretmen,hele emekli işe sanki pirleri gelmiş gibi karşılanır ve ikramda bulunulur du.Bazı çalışanlar hocam lafını bile esirgediler.

Arabama binerek  son görev yaptığım okula gittim.Kapıda bizim zamandan kalan hizmetli koşarak geldi ,kuçaklaştık,memurun odasına gittim,benim zamanımdan kalan iki öğretmen arkadaşım geldi ,epeyce onlarla eskileri konuştuk gene özlemler, ahlar vahlarla onlardan ayrıldım ama gözümün önünden sanki sinema şeridi ğibi o yıllar geçti.

İkinci gittim yer köy okulu ,dağın eteğinde vadiye hakim bölgede kurulmuş bir okul çok güzel bir manzarası var,çok büyük de bahçesi  .Okul müdürüne gittim ,kendimi tanıttım,Müdür  sanki havada uçan kuşa benziyordu. konuşurken bir oyana bakıyor, bir buyana  gördüklerim beni üzdü oradan bir an önce kaçmak istedim ve işm bitti hemen kendimi dışarı  attım.Okulun bitişinde bakkal Emin Dayı yı gördüm.Beni görünce gülerek geldi,kuçaklaştık.Onun Hüseyin’ini okutmuştum.Oturduk eskileri deşeledik neler çıktı neler.O tarlada uymaya gidince ben onu taşlamışım uyutmamışım,Her hafta kokoreç yedikleri yeri .orada millet kokoreçten zehirlendi ‘ diyerek kandırmışım,tesadüfen o gün gidince kokoreççi kapalıymış onun için inanmış.Ama Emin Dayı da öğretmenlerin soğukluğundan selam bile vermediklerinden o da dert yandı.En kötüsüde ‘bunlar sizden  çok mu fazla para alıyor da ondan konuşmuyorlar ‘diye sordu .Arada ki farkı anlatmaya çalıştım ama o zaten çözmüştü olayı.

Üçünçü okulda çok kalmamak için gayret sarfettim,işm biter bitmez kaçar gibi o okuldan da uzaklaştım.Kısaca şunu anlamıştım;artık sizin devriniz kapandıi o okulllara bir daha uğramayın kırılırsınız,yıkılırsınız sizin anılarınız tatlı tatlı içinizde kalsın .Belki yıllar sonra “keser döner,sap döner” hesabı olur gönlünüzde ki okullara kavuşmak dileğiyle.

2596 - Yazının toplam okunma sayısı

About the Author