Kuş Sapan

Kuş Sapan

Kuş sapanı,çatal bir ağacın kollarına lastik bağlayarak yada bir lastiğin ucuna iple bağlı yuluk dediğimiz deriden yapılan içine taş konularak atılan bir araçtır. Kırsal kökenli olanlar mutlaka sapan yapıp kuş avcılığına çıkmışlardır.Ben de çocukluğumda iyi bir sapan atıcısı olmama ma rağmen sapan yapıp kuş avladım.Çocukluğumun ve gençliğimin yatılı okul yılları hariç kalan kısmı,Acıpayam’ın yukarı mahallesinin değirmenler sokağında geçti.Benim bildiğim yedi tane su değirmeni çalışıyordu bir zamanlar o mahallede onun için değirmenler sokağı adı verilmişti.Akan suların bolluğu sayesinde her taraf yemyeşil  ağaçlarla kaplıydı, İlkbaharda gelen kuşlar güz mevsiminin sonuna kadar bu ağaçlarda yuva yapar yavrularını büyütürlerdi.Sabahları kuş sesleri her tarafı kaplar çok hoş bir armoni oluştururdu.Biz çocuklar ,eger analarımızla ovaya çalışmaya gitmiyeceksen sabahları kahvaltımızı yapınca sokağa çıkar,arkadaşlarımızla buluşurduk .Tabi her kesin çebinde mutlaka sapanı olurdu.Akşama kadar o ağaç senin bu ağaç benim kuş avlardık.Bir gün hiç unutmuyorum ,komşumuzun oğlu Osman’la kuş avlamaya çıktık.Sağırserçe denilen kuşlar dut ağaçlarında çokca bulunurlardı  .Avlana avlana  derebahçeye gittik orada çok büyük kiraz ağaçları vardı. Kındımın Kirazları. yanyana iki kiraz ağaçından birinne ben diğerine de Osman çıkmıştı kiraz yerken mal sahibi Kındım geldi biz hemen ağacın üst kısımlarına çıkarak dallar arasında kaybolduk,ama Kındım varlığımızı anlamıştı epeyce yukarılara bakarak bizi aradı ama dallar sayesinde bizi göremedi.Sonra ağacın altına oturdu sigara tabakasını çıkardı sigara sarmaya başladı.Benim aklıma bir şeytanlık gelmişti,yukarıdan aşşağıya işemeye başladım,Osman gülmekten kırılıyodu ama sesini çıkaramıyor ellerini ısırıyordu .Kındım gelen sidikler eline ,başına damlamaya başlayınca kendi kendine Allah,Allah diyerek konuşuyor yukrı başını kaldırım nereden geldiğini bulmaya çalışıyordu ama bizi göremiyordu,biraz daha oturup gitti bizde ağaçtan indik, derebahçedeki diğer bahçelere yollandık, o gün Osman yirmibir taş atmış onyedi tane kuş  vurarak çocuklar arasında atıcılıkta rekor kırmıştı.Bu kuşları çoğu zaman yaktığımız çalı ateşinde pişirir yerdik.Ama  şimdi ne o ağaçlar,ne kuşlar nede insanlar kaldı o mahallede herkez bir yerlere göçtü ,kimi yeni ev yaparak aşağı mahalleye,kimi başka şehirlere göçtüler.Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen elime sapan almamıştım,yazlık evimde yetiştirdiğim asmaların üzümlerini kuşlardan korumak için sapan yaptım.ama hiç kuşlara atmıyorum korkutmak için dallarına atıyorum taşları, çünkü hiçbir canlının öldürürlmesine gönlüm elvermiyor.Yazlık komşum Feridun geçen gün bir hışımla geldi.”Hocam bıktım şu kedilerden, arabamı mahvediyorlar üzerine tırmanarak çıkıyorlar,boyasını çiziyorlar bana acilen bir sapan yap.” Diye geldi .Kedileri vurmasını istemediğim için caydırmaya çalıştım ama canı çok yanmıştı vazgeçiremedim.Sadece Kedileri korkutmak amacıyla atacağına ikna ederek ona da çalı saplı bir sapan yapıverdim.Artık benim üzümler kuşlardan,Feridun’un arabası sapan sayesinde kedilerden kurtuldu.

7276 - Yazının toplam okunma sayısı

About the Author