KAĞNI

KAĞNI

Kağnı,bir zamanların en kıymetli aracı.Bizim hiç kağnımız olmadı,tarlamız az olduğu için kağnı edinme gereksinimi duymadık,komşularımız yapıverdiler kağnı ile olan işlerimizi.Tabi bizde onlara ödünç denilen işlerini yapıverecek karşılık veriyorduk.Kağnılar, ülkemiz insanının bir zamanlar eli ayağı olmuş.Harmana ekin taşımış,samanı,mahsülleri eve taşımış.bağ bozumunda üzüm küfelerini,tütün zamanında tütün selelerini taşımış.Öküzleri koşmuşlar kağnılara,olanlar camızları,öküzün teki ölünce evdeki ineği koşmuşlar kağnıya,çaresiz kalanlar eşeğini koşmuş kağnıya .Savaş zamanının en güzel ulaşım aracı kaynılar.Büyük şairin dediği gibi;”Ayın altınta gitmiş kağnılar,Akşehir üzürinden Afyon’a doğru.Mermi taşıyarak,erzak taşıyarak kağnıları sürmüş Elif bacılar, Hacca teyzeler.Ülkemizin milli gururu olmuşlar.İşte bizler ne zaman bir kağnı resmi,fotoğrafı veya maketini görsek mili gururumuz olmuş Kurtuluş Savaşı kağnılarını anımsar duygulanırız.Çocukluğumun kağnıları seslerinden kimin olduğu bilinirdi.Çok güzel sesler çıkartırladı, buna ‘kağnı gıçırtısı’ denilirdi.Kimileri,gaz yağı ,sabun,gres yağı vb malzemeler sürerlerdi güzel ötsün diye.Ötmediği zaman ‘san olmuş’ bu kağnı denilirdi,Ötmeyen kağnı makbul değildi.Biz çocuklar boşalan kağnıların arka tarafına binmeyi çok severdik.Bazıları bindirmezdi,bindirenleri çok severdik onların işlerine koşarak giderdik.Sadece kağnısını bindirdiği için sevdiklerimiz vardı.Bende kağnı maketi yapmaya karar verince bunlar aklıma geldi.Komşumuz Kopranlar’ın kağnısına çok binmiştim onu düşünerek maketi yaptım.Ama Çocuklarda bu kağnıyı oynasın istedim,Eğitimci tarafım ağır bastı öküzlerin ayaklarına ikişer takar takarak çocuklarında oynayabileceği şekle getirdim.Kağnım bitince ilk işim kendim oynamak oldu,evde kimsede yoktu bir güzel oynadım.

6420 - Yazının toplam okunma sayısı

About the Author