Dönme Dolap

Dönme Dolap

Yaşam bir dönme dolap gibi,sormak lazım biz bu dolabın neresindeyiz? İçinde mi ? Dışında mı? diye.Yoksa dönme dolabı döndüren mekanizmayı mı döndürmekteyiz?Dolabın kabinleride hızla dönerken sevinçten mi, korkudan mı çığlık atıyoruz.Kahkahalarla gülerken neleri unutuyoruz.Neresinde olursak olalım , dönme dolapta olmak güzel,Yani yaşamla olmak,yaşamak çok güzel.Dönme dolaplar bizim çocukluğumuzda, bayram sabahları faliyete başlardı. Çocuklar topladıkları bayram harçlıklarının bir kısmını oralarda harçarlardı.Bizim orada Salih Dayı yapardı bu işi.Elinden her türlü iş geldiği için Çingen Salih derlerdi ona. Tbi bunu daha sonraları öğrendim.İyi bir marongozdu,zaten dönme dolabı ahşaptan kendisi yapardı.Şimdiki gibi modern aletlerle değil ,Demirci Omar ın yaptı keser,testere birde gövse dayanarak elle çevrilen gögüs makkabı denen aleti vardı onlarla yapıyordu tüm marangozluğunu.Bayramdan bir hafta önce Çatakoluk mevkisine malzemeleri getirir kurmaya başlardı.Ben dönme dolaba binmekten daha çok kurarken seyretmesini severdim.Çömelir ellerimle yüzümü avuçları içine alıp saatlerce Salih Dayıyın dönme dolabı kurmasını seyrederdim.Bazen okula geç kalır, öğretmenimden azar işitir,okuldan çıkıncada sere dalar eve geç kalır anamdan azar işitirdim.Ama olsun o işi seyretmek bana sonsuz zevk verirdi.Hele Salih Dayı bazen yere düşürdüğü çivi yi alıvermem için “Çocuk şu mıhı(çivi) ver baken” deyince daldığım işten uyanır son sürat çiviyi alır ona veridim.Salih Dayı bunu hiç unutmazdı,bayramın ikinci üçüncü günü olunca müsteri azalır beni yanına çağırarak “Gel baken gara mustafa’ın oğlu dolabı yaptın gibi bin”derdi ve para almazdı.Bayramdan sonra dönme dolap sökülürdü. Ben o zamanda Salih Dayıya yardım ederdim.Bende o dalabın bir benzerini küçük maketini yaptım.Çocuklar oynasın diye ,görmeyenler görsün eskilerden kalan bu bayram eğlencelerini fark edebilsinler diye.Bir eğitimci olarak oyun ve oyuncağın çocukların sağlıklı büyümelerinde ne kadar önemli bir öğe olduğu bilen biri olarak yaptım.Ama tüm hayelim çocukların oyuncaklarını kendileri yapmaları.Matemetiği orada uygulamaları, çemberin çapını ölçerek teker yapmaları açıları ölçerek tahtaları birleştirmeli, vesaire.  Eğitim işte o zaman ne kadar kalıcı olacağı öğrenmenin zevkli kısa sürede olacağını görecekler.Çocuk oyun içinde öğretilirse çok çabuk öğrenir ve hiç unutmaz.Ben şunu anımsıyorum saz çalarak okuma yazma öğreten öğretmenleri,iplerle okul bahçesinde metre,kilometre yi öğreten öğretmenleri hatırlıyorum ve  onlara sonsuz teşekkür ediyorum.Sizleride dönme dolabın neresinde olursanız olun dönme dolaptan inmeyin diyorum.

7025 - Yazının toplam okunma sayısı

About the Author